Facebook hesabınızla EmlakYatirimRehberi.com’a giriş yapabilirsiniz.

Kişisel bilgileriniz (kullanıcı adı, e-posta adresi ve doğum tarihi) hesabınızın yaratılması için Facebook tarafından kullanılacaktır.

Facebook ile giriş yapın

Güncel kalın

E-posta adresinizi giriniz

E-posta adresiniz üçüncü kişiler ile paylaşılmayacaktır. İstediğiniz zaman ayrılabilirsiniz.

Gayrimenkul sektöründeki objektif rehberiniz. Üye ol

Haberler

“Balon, genel değil bölgesel”

Güncellenme: 2014-10-21 Kategori: Haberler

default

Türkiye’de uzun bir süredir ‘konutta balon var mı’ konusu tartışmaları sürerken, gayrimenkul uzmanları, genel bir balon olmasa da, bölgesel bazda balonların oluştuğuna dikkat çekiyor.

Anadolu ajansının haberine göre Türkiye’de yanlış fiyat politikaları, bölgesel balonlara neden oluyor. Konuyla ilgili değerlendirme yapan TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Makbule Yönel Maya,  genel bir konut balonundan bahsetmenin mümkün olmadığına işaret ederken, “Bölgesel olarak aşırı değerlenmeler, yanlış fiyat politikaları proje ve bölge olarak bir risk gündeme getiriyor” dedi.

Konut satışlarının yılın ilk 8 ayında ülke genelinde yaklaşık yüzde 6’lık bir düşüş gösterdiğini belirten Maya, bu düşmenin özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere üç büyük ilde ortalamanın üzerinde olduğunu söyledi ve esas daralmanın toplam konut satışında değil de ipotekli konut satışlarında olduğunu dile getirdi.  Maya, bu yılın ilk 8 ayında ise yüzde 32,4’ünün ipotekli satışa konu olduğunu kaydetti. Aynı dönem içinde ipotekli konut satışlarının yüzde 28’lik düşüş göstermesinin konut satışlarındaki daralmanın geçen yıla göre yaklaşık yüzde 6 seviyelerinde olduğunu, dolayısıyla arz- talep dengesinde çok ciddi bir oynamanın olmadığını vurguladı. Maya, konut balonundan bahsedebilmek için birkaç farklı birleşene bakılması gerektiğini işaret ederken, kira artışları ile satış fiyatları artışlarının dengeli gittiğinin görüldüğünü belirtti.

Maya, bölgesel olarak aşırı değerlenmelerin, yanlış fiyat politikaları ile beraber proje ve bölge olarak bir riski gündeme getirdiğini anlatan Maya, bir diğer riskin belli bir rakamın üzerindeki konutlarda olabileceğine dikkat çekti. Hanehalkı geliri sabit kaldığı sürece oturulan evin bir üst segmente taşımanın zor olacağını ve bu durumun bir diğer sonucunun da stok erime hızında yaratacağı düşüş olduğunu belirten Maya, gelinen noktada mevcut konut stokuna ilave olarak orta ve uzun vadede büyüme hızında bir düşme olacağına vurgu yaptı.

Arsa fiyatları ve oranların bir sonraki adımda oluşacak projedeki konutların satış fiyatları için en belirleyici unsurların başında geldiğini ifade eden Maya, arsa fiyatlarının dışında proje geliştirme sürecindeki hazırlık ve ruhsat alma süreçlerindeki uzamaların da özellikle geliştirme firmaları için önemli bir maliyet kalemi olduğunu sözlerin ekledi.